Mayıs. 6, 2009 ·

GENÇLİK NÎMETTİR



"İmâm-ı Rabbânî"nin yazdığı "Mektûbât"ta,
Şöyle buyurmaktadır bir gence nasîhatta:

(Ey evlâdım biz kuluz, Allahın emrindeyiz.
Kendi emrine buyruk ve başı boş değiliz.

Her istediğimizi yapamayız biz zinhâr.
Çünkü Sâhibimiz'in bize emirleri  var.

Burada yaşamazsak Onun emirleriyle,
Mezarda, pişmânlıktan başka şey geçmez ele.

Ey oğlum, gençlik çağı, kâr ve kazanç vaktidir.
Merd olan, bu zamanı iyi değerlendirir,

İhtiyarlık zamanı, herkese olmaz nasîb.
Olsa da, vakit olmaz elverişli, müsâit.

Vakit bulunsa dahî, azalınca güç, kuvvet,
Yapılmaz gençlik gibi, yarar iş ve ibâdet.

Bugün, her bir vaziyet tam elverişli iken,
Ebeveynin varlığı, büyük bir nîmet iken,

Geçim derdi olmayıp, elde iken her fırsat.

Güç kuvvet azalmayıp, yerindeyken bu sıhhat,

Hangi özür ve hangi bahâne ile acep,
Yarına bırakılır bugünün işleri hep?

"Helekel müsevvifûn" dedi Nebiyyi zîşân.
Yâni, "Yarın yaparım diyenler etti ziyân."

Eğer dünyâ işini bırakırsan yarına,
Elbette ki bu senin, olur çok yararına.

Ey oğlum, bu gençlikte, üç din düşmanı olan,
"Nefis", "Şeytan" ve bir de ahlâksız, "Kötü yârân",

İnsana saldırırken, yapılan az ibâdet,
Hak teâlâ indinde kazanır büyük kıymet.

Yaşlılıkta yapılan, bunlardan kat kat fazla,
İbâdetin kıymeti, bu kadar olmaz aslâ.

Ey oğlum iyi bil ki, insanı, cenâbı Hak,
Oyun eğlence için yaratmadı muhakkak.

Yiyip içmek, keyf sürmek için yaratılmadık.
Yalnız "İbâdet için" yarattı bizi Hâlık.

Resûl'ün bildirdiği ibâdetlerin hepsi,
İyi düşünülürse, bizedir fâidesi.

Kullara yaradığı için emr olunmuştur.
Yoksa, ibâdetlerin Ona faydası yoktur

Allah, muhtaç değildir kulun ibâdetine.
Onları, emirlerle şereflendirdi yine.

Her şeye muhtaç olan ve çok âciz olan biz,
Bu büyük ihsân için, teşekkür etmeliyiz.

Oğlum, bu gün meselâ bir müdür, bir işçiye,
Emir verse, "herhangi bir işi yapsın" diye,

İşçi, o vazîfeye ne de çok kıymet verir.
"Bana, müdür bu işi verdi" diye sevinir.

Seve seve, zevk ile yapar  onu o işçi.
İftihâr vesîlesi yapar hem de o işi.

Şimdi yazıklar olsun, Allahın yüksekliği,
O müdürünki kadar acep değil midir ki,

Onun emirlerine, böyle çalışılmıyor.
Ve "Evvelâ vazîfe, sonra namâz" deniyor.

Halbuki âmirlerin âmiridir Rabbimiz.
Önce, Onun emrini îfâ eylemeliyiz.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Tem. 17, 2006 · Kategori: Kirik testi

Ne gördün ?

“..’Ne gördün, Şark’ı çok gezdin?’ diyorlar.

Gördüğüm: yer yer,

Harap iller, serilmiş hanûmanlar, başsız ümmetler;

Yıkılmış köprüler, çökmüş kanallar, yolcusuz yollar;

Buruşmuş çehreler, tersiz alınlar, işlemez kollar;

Bükülmüş beller, incelmiş boyunlar, kaynamaz kanlar.

Düşünmez başlar, aldırmaz yürekler, paslı vicdanlar;

Tegallüpler, esaretler, tahakkümler, mezelletler;

Riyalar, türlü iğrenç iptilalar, türlü illetler;

Örümcek bağlamış, tütmez ocaklar, yanmış ormanlar;

Ekinsiz tarlalar, ot basmış evler, küflü harmanlar;

Cemaatsiz imamlar, kirli yüzler, secdesiz başlar;

‘gazâ namıyla dindaş öldüren bîçare dindaşlar;

Ipıssız âşiyanlar, kimsesiz köyler, çökük damlar;

Emek mahrumu günler, fikr-i ferdâ bilmez akşamlar!..

 

Geçerken, ağladım geçtim; dururken ağladım durdum;

duyan yok, ses veren yok, bin perişan yurda baş vurdum.

mezarlar, ahiretler, yükselen karşımda dûradûr;

Ne topraktan güler bir yüz, ne göklerden güler bir nûr.

derinlerden gelir feryadı yüzbinlerce âlâmın;

Ufuklar bir kızıl çember, bükük boynunda İslamın!

Göğüsler sızlayıp durmakta, zincirler daralmakta;

Bunalmış kalmış üç yüz elli milyon cansa gırtlakta!”

Mehmet Akif ERSOY

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

Haziran. 30, 2006 · Kategori: siir

Adın batsın

yüreğime bir gül çizdim kanlı yaş ile

yaktın beni küle döndüm dumana döndüm

nasıl edem nere gidem dertli baş ile

bilemedim teli kırık kemana döndüm

 

canım aldın, can evimden vurdun ya sende

küstüm sana, faydası yok, geri dönsen de

sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın

sen de vicdansız çıktın adın batsın

 

zaman ola devran döne sen de çekesin

yitiresin umudunu heder olasın

aşka düşe kahrolasın candan bıkasın

ömrün boyu bir kez olsun gülmeyesin

 

sen ki beni rezil ettin yedi cihanda

yalan oldum talan oldum senin sayende

sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın

sen de vicdansız çıktın adın batsın

 

beni özleyince bir nehir yatağını bulsun

kor düşsün dağlarına, ceylanlar suya insin

sesime bakıpta ağlıyorum sanma

seni özleyince böyle olsun birazda

 

ayrılıversin yaprak dalından

insan sevdiğinden ayrılıversin

kan damarımdan can pazarından

adam baharından ayrılıversin

 

dağda dört mevsim erimeyen kar varya

yokluğum öyle erimesin

sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın

sen de vicdansız çıktın adın batsın


Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

Haziran. 26, 2006 · Kategori: siir

televole

Bugüne kadar hep onlar konustu
Gezerek kanal kanal.
Benim de sana söyleyeceklerim var kizim
Gitme biraz daha kal..."


Hayat bir televole masali degildir kizim!
Sakin aldatmasin seni
Seda'nin Güllü'nün o bo$ kahkahalari
Ebru'larin Çagla'ların Demet'lerin
O sabun köpügü muhtesem asklari (!)
Ben ne dev yalnizliklar bilirim
Ben ne ayriliklar
Ben ne hiçkiriklar
Kimbilir
Nasil islaktir geceleri onlarin yastiklari...

Hayat Mehmet Ali'nin çiftligi degildir kizim
Öyle hep yüzüne gülmez bu çarkifelek
Felegin çarkina düsünce anlarsin
Aslanin neresinde ekmek.



Hayat bir Tarkan sarkisi degildir kizim!
Öyle hüp diye içine almaz seni hiç bir sevgili
Ve hiç bir kimse kuş sütüyle beslemez seni
Güzelligin solunca anlarsin
Aynalarda bile zor bulursun kendini


Hayat ne Aydin'in "Aydin Havasi"
Ne Fatih'in "o kiskivrak yilan dansi!"
Ne bir Gülben
Ne de Hülya kavgasi
Hayat seni kaybettigim günden beri
Içimde bir kur$un yarasi.


Hayat bir peri masali degildir kizim!
Öyle evinin önünde
Beklemez seni beyaz atli prensler
Bak Beyaz'in bile simsiyah oldu hayalleri çoktan
Ve Okan yarali bir kustur artik
Hergün kendini gagalamaktan
Ve sanat adina
Arto'yu Hande'yi Sevda'yi zagalamaktan

Hayat bir tatil köyü degildir kizim!
Bir o yana bir bu yana sallamaz seni
Bir düsün
Yikilan yuvalari
O kirik hayatlari
Yarinsiz çocuklari
Bir düsün
O arka sokaklari
Sahipsiz çigliklari
Çaresiz analari-babalari...

Hadi olacaksan
Gel doktor ol ögretmen ol alim ol
Kirilmis kanadim, kolum elim ol
Umudum ol güne$im ol ate$im ol
Seni de sarsin mutlulugun
O simsicak kollari
Ve seni de yutmadan
Reyting canavarinin o sahte yildizlari!..

Unutma
Sakin unutma kizim!
Onlarin
Hazindir bir romandir
Özendigin bütün hayatlari...

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

Haziran. 23, 2006 · Kategori: siir

Sen Kimsin ?

Sevmek" dedim.
yoluna ölmek" dedi.
"yol" dedim.
"alip basini gitmek" dedi.
"gitmek" dedim.
Bir "ahh" çekip "dostlardan ayrilmak" dedi.
"dost" dedim.
Durdu. Bana bakti. "dost" diye mirildandi. "yüregime
nasil koysam
bilemedigim"dedi.
"yürek" dedim.
"dünyalari içine sigdiramadigim" dedi.
"dünya" dedim.
"hayatin bir yüzü" dedi.
"yüz" dedim.
"ardinda ne gizli bilemedigim" dedi.
"giz" dedim.
"hep çözmeye çalistigim" dedi.
"çalismak" dedim.
"bitmeyecek öykü" dedi.
"öykü" dedim.
"binlercesini içimde gizliyorum" dedi.
"gizlemek" dedim.
"iste her seyin bitimi" dedi.
"sey" dedim.
"sevda" dedi.
"sevda" dedim.
"pesinden kostugum" dedi.
"kosmak" dedim.
"hayat bir maraton" dedi.
"hayat" dedim.
"öyle kisa ki!." dedi.
"niçin kisa?" diye sordum.
"yasanacak çok sey var, zaman yok" dedi.
"yasanmasi gereken ne var?" diye sordum.
"ask" dedi.
"kaç kere?" diye sordum.
"bin kere" dedi, "milyon kere" "neden bir kere degil?"
diye sordum.
"bütün asklarin toplami, en yüce ve tek ask" dedi.
"önce ona varsan olmaz mi?" diye sordum. "keske olsa"
dedi, "ama
önce
yogrulmak gerek" "aci çekmek mi?" diye sordum.
"evet, ask acisinda yok olmak" dedi.
"yok olunca!." dedim.
"iste gerçek askta o zaman yasamaya baslarsin" dedi.
"gerçek ask!." dedim.
"büyük o!" dedi.
Durdum. Durdum. Ve sustum!
"neden sustun?" diye sordu.
"yüregim titredi sanki" dedim.
"neden?" diye sordu.
"bilmiyorum" dedim. "büyük o!"
"evet." dedi, "büyük o!"
"nerede?" diye sordum.
"her yerde" dedi.
"nasil?" diye sordum.
"yüregini aç" dedi.
"yüregimi açmak!." dedim.
"bir tebessümle bak her seye" dedi.
"tebessüm" dedim.
"her kapinin anahtari" dedi.
"kapi" dedim.
"girmeden bilemezsin" dedi.
"ya korku!" dedim.
"bilinmeyenden korkar insan" dedi.
"ben bilmiyorum" dedim.
"neyi?" diye sordu.
"ben'i" dedim.
"sen kimsin?" diye sordu.
"ben kimim?" diye sordum.
"sevgiyle beslenensin" dedi.
"kimin sevgisiyle?" diye sordum.
"büyük o'nun." dedi.
Durdum. Durdum. Yine sustum.
"kimsin?" diye sordum.
"sen'im" dedi

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::